
Table of Contents
- 1. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşmaya giriş
- 2. Öldükten sonra nereye gideriz?
- 3. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşmanın mümkün olup olmadığını belirleyen bazı ilkeler
- 4. Öbür dünyada daha önce vefat etmiş sevdiklerimizi nasıl tanırız?
- 5. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluştuktan sonra birlikte mi kalırız?
- 6. Öbür dünyada sevdiklerimizle ve arkadaşlarımızla buluştuğumuzda nasıl iletişim kurarız?
- 7. Öbür dünyada evcil hayvanlarımızla buluşmak
1. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşmaya giriş
Hemen hemen hepimiz bir zamanlar vefat eden atalarımızla ve sevdiklerimizle öbür dünyada buluşmanın mümkün olup olmadığını merak etmişizdir. Bu makalenin amacı, öbür dünyada kimlerle buluşabileceğimizi ve kimlerle buluşamayacağımızı belirleyen faktörleri ve ilkeleri açıklamaktır.
2. Öldükten sonra nereye gideriz?
Lütfen ‘Ölümden Sonra Yaşam – Öldükten Sonra Ne Olur?‘ başlıklı makalemize bakınız.’.

Gördüğünüz gibi, öldükten sonra gidebileceğimiz 13 süptil ve maddesel olmayan bölge vardır. İçinde bulunduğumuz çağda, yaklaşık olarak sadece %5’imiz Cennet (Swarga), Maharlok ve üstündeki pozitif bölgelere ulaşabilmektedir. Bunun nedeni, ölümden sonra Evrenin ilk pozitif bölgesine, yani Cennet’e ulaşmak için kişinin en az %50 (samashṭi) veya %60 (vyashṭi) manevi seviyesinde (ki bu dünya nüfusunun %5’idir) olması gerektiğidir. Daha fazla bilgi için lütfen dünya nüfusunun manevi seviyeye göre dağılımına bakınız.
Ölümden sonra bize ne olduğunu anlamak için bahsetmemiz gereken bir bölge daha vardır. Öldükten hemen sonra, ‘Ölüler Alemi‘ (Martyaloka) olarak bilinen bir bölgeye gideriz. Bu, ölüm anından 13 süptil (maddesel olmayan) varoluş düzleminden birindeki nihai durağa kadar yolculuk yapılırken kalınan, ara istasyon veya geçici varoluş düzlemidir.
Daha fazla bilgi için lütfen Ölüler Alemi hakkındaki makaleye bakınız.
3. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşmanın mümkün olup olmadığını belirleyen bazı ilkeler

- Aynı bölge: Aynı bölgedeki akraba ve sevdiklerin süptil bedenleri birbirleriyle kolayca buluşabilirler. Örneğin, Ara Alem (Bhuvarlok)’deki akrabaların iki süptil bedeni birbiriyle buluşabilir.
- Süptil olandan daha süptil bölgelere: Bir kişinin süptil (maddesel olmayan) bir düzlemde olan bir kişiyle daha da süptil bir varoluş düzleminde buluşması mümkün değildir. Dünya bölgesi (Bhūlok)’nden sonra Ara Alem en maddi (maddesel) olandır. Ara Alem’deki düzlemlerden birinde bulunan bir süptil beden, Cennet’teki veya Cehennem’in 1. Bölgesi (Pātāl)’ndeki bir süptil beden ile buluşmaya gidemez.
- Süptil bölgelerden daha maddi bölgelere: Daha süptil bir varoluş düzleminden gelen bir süptil beden, daha maddi (daha az süptil) bir varoluş düzlemine gidebilir. Örneğin, Cehennem’in 3. Bölgesi’ndeki bir süptil beden, geçici olarak Cehennem’in 1. Bölgesi’ndeki bir kişiyle buluşmaya gidebilir. Bu tür ziyaretler genellikle ihtiyaç duyuldukları sürece devam eder ve aynı zamanda ziyaret eden süptil bedenin manevi gücüne de bağlıdır.
- Süptil yüksek bölgeler:
- Maharlok gibi daha yüksek pozitif süptil bölgelerdeki süptil bedenler manevi olarak o kadar gelişmiştir ki, aile üyeleriyle buluşma arzusu da dâhil olmak üzere arzu barındırmazlar. Varoluşlarının temel amacı manevi olarak büyümektir.
- Cennet’teki süptil bedenler muazzam mutluluk yaşarlar ve genellikle Cennet’in sunduğu süptil zevklerle meşguldürler. Sonuç olarak, önceki akrabalarla buluşma arzusu bilinçlerine dahi girmez.
- Ölüler Alemi’ni veya Dünya’yı ziyaret etmek: Herhangi bir süptil bölgedeki süptil bedenler, Ölüler Alemi’ndeki veya Dünya bölgesindeki süptil bedenleri ziyaret edebilir.
- Cehennem’in alt bölgelerindeki daha yüksek manevi güce sahip bir hayalet, huzuru bozmak için Cennet gibi daha yüksek pozitif bölgelere geçici olarak girebilir.
4. Öbür dünyada daha önce vefat etmiş sevdiklerimizi nasıl tanırız?
4.1 Öldükten sonra hangi formu alırız?
Bir süptil beden, Ölüler Alemi’ne girdiğinde, önceki Dünya hayatıyla olan kimliğini kaybetmeye başlar. Ölüler Alemi’ni aşıp Ara Alem gibi ana süptil bölgelerden birine ulaştığında, süptil beden amorf (şekilsiz) bir form alır.
İnsanların Dünya hayatına ve akrabalarına karşı güçlü bir bağlılığı varsa, Ölüler Alemi’nin ötesine geçemezler. Burada, önceki formlarına benzeyen bir form almaya devam ederler. Bu form, ‘arzu enerjisi’ tarafından yaratılır. Süptil bedenler Ölüler Alemi’nde uzun yıllar saplanıp kalabilir ve atalarının evi çevresinde dolaşabilirler. Sonuç olarak, altıncı hisse sahip olanlar onların varlığını hissedebilir veya görebilirler.
4.2 Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşma mekanizması
- Aynı bölgeye girerken: Sevdiklerinin süptil bedenleri, vefat etmiş başka bir akraba veya arkadaşla buluşmak için yoğun bir arzuya sahip olduğunda, bu tek amaca odaklı düşünceden gelen enerji, akrabasını tanıdığı formunun süptil (maddesel olmayan) bir maddeselleşmesini yaratır. Aynı zamanda, o bölgeye yeni ölmüş ve girmiş olan akraba, atanın süptil bedeninden yayılan arzu frekansları nedeniyle o atanın süptil bedenine çekilir. Yeni vefat eden torun, atanın süptil bedeninin aldığı tanıdık form nedeniyle atasını tanır.
- Ölüm anında: Aile üyeleri arasında süptil temel Sattva, Raja ve Tama bileşenleri düzeyinde genellikle kalıtsal benzerlikler vardır. Bu nedenle, Ölüler Alemi ve Ara Alem’de ikamet eden ataların süptil bedenleri, aşırı duyarlılıkları nedeniyle ölen kişide ölüm anında meydana gelen değişiklikleri algılayabilirler. Daha sonra ölü beden tarafından yayılan alt yaşamsal enerjilerin sesi ve atılan boşaltım gazları tarafından çekilirler. Böylece Dünya ortamına girer ve ölmekte olan kişinin yakınına gelirler. Bu yüzden ölen birçok kişi, vefat etmiş atalarının görüntülerini görür. Yeni ölen kişi, vefat etmiş atalarıyla güçlü bir şekilde buluşmayı dilerse veya vefat eden ata, ölen kişiyle güçlü bir şekilde buluşmayı dilerse, ata güçlü ‘arzu enerjisi’nin gücüyle gaz şeklinde hayalet benzeri bir forma bürünür. Böylece ölen kişinin kendilerini tanımasına yardımcı olurlar.
4.3 Öbür dünyada sevdiklerimizle buluşmanın içerdiği riskler
- Bazı durumlarda, süptil büyücüler (māntriks) gibi daha yüksek seviyeli hayaletler (iblisler, şeytanlar, negatif enerjiler vb.), ölmüş akrabaların ve sevdiklerin formunu alabilir ve vefat etmiş atalarıyla buluşmak isteyen yeni vefat etmiş süptil bedenleri yanıltabilirler. Bu durum, kişinin Dünya’da çok fazla manevi uygulama yapması ve onların yanıltıcı (māyāvi) formlarını görebilmesi durumunda en iyi şekilde önlenebilir.
- Cehennem Bölgelerinden birinde bulunan vefat etmiş atalar da yeni vefat etmiş süptil bedenleri yanlış yönlendirebilir.
- Ölümden sonra yanlış yönlendirilmemenin kesin yolu, manevi uygulamanın altı temel ilkesine göre düzenli manevi uygulama yapmak ve mümkün olan en yüksek manevi seviyeye ulaşmaktır. Ölüm anındaki manevi seviye ne kadar yüksek olursa, hayaletler veya Cehennem Bölgelerinden gelen atalar tarafından aldatılma olasılığı o kadar düşük olur. Ayrıca, Tanrı’dan daha fazla korumaya erişilebilir.
5. Öbür dünyada sevdiklerimizle buluştuktan sonra birlikte mi kalırız?
Bir aileden gelen süptil bedenler genellikle birbirine yakın durur. Bunun nedeni, akrabalar arasında diğerlerine kıyasla çok fazla benzerlik olmasıdır.
6. Öbür dünyada sevdiklerimizle ve arkadaşlarımızla buluştuğumuzda nasıl iletişim kurarız?
Öbür dünyada iletişim yöntemi, Dünya’da alıştığımız ses dili değildir. Bir kişinin zihinsel bedenindeki düşünceler başkaları tarafından algılanır.
7. Öbür dünyada evcil hayvanlarımızla buluşmak
İnsanların aksine, hayvanlar ölümden sonra süptil formda (süptil beden olarak) uzun süre kalmazlar ve gelişmişlerse kısa bir süre içinde ya aynı türde ya da bir sonraki daha yüksek türde yeniden doğmaları muhtemeldir. Bu nedenle, öbür dünyada evcil hayvanlarla buluşmak son derece düşük bir olasılıktır. Eğer kişi evcil hayvanını süptil görüş yoluyla veya öldüğünde öbür dünyaya gittiğinde görürse, bu büyük olasılıkla bir süptil büyücü gibi daha yüksek seviyeli bir negatif enerji tarafından kişiyi aldatmak için neden olunan bir yanılsamadır. Düzenli manevi uygulama, aldatılmaktan kaçınmanın en iyi yoludur.
Bir hayvanın (başlangıçta hayvan olarak doğan) sadece bir doğumda insana evrimleşmesi son derece zordur. Bunun nedeni, bir hayvanın manevi uygulama yapmasının çok zor olmasıdır. Ancak bir Aziz’in Satsang‘ına katılan, Kutsal Armağan (prasād) tüketen, Kutsal şarkılar dinleyen veya Tanrı Adını düzenli olarak tekrarlayan bir hayvanın sāttviktā‘sı (manevi saflığı) artabilir. Türünün ortalama sāttviktā‘sına kıyasla bu artan sāttviktā‘nın bir sonucu olarak, öldüğünde bir sonraki doğumunda (sāttviktā açısından) bir sonraki daha yüksek türe evrimleşebilir.