Evrende bir güç olarak kararlılığın işleyiş mekanizması

Kararlılığın işleyiş mekanizması aşağıdaki örnekle açıklanacaktır.

Evrende bir güç olarak kararlılığın işleyiş mekanizması

Zihnin enerjisini 100 birim olarak kabul edelim. Zihnimiz gün boyunca düşüncelerle dolup taşar. Düşünceler, hayatımızın birçok boyutunu kapsar. Örneğin, ofiste veya aile içinde belirli bir olay hakkında ya da hafta sonu ne yapmayı planladığımız hakkında düşüncelerimiz olabilir; yani, ofise gitmeliyim, şu işi yapmalıyım veya bu kişiyle buluşmalıyım gibi düşünceler. 100 birim enerjinin belirli bir miktarı, her düşüncede ve onun gerçekleşmesinde harcanır. Gün boyunca düşünceler çoktur ve bu yüzden çok fazla enerji harcanır.

Kişi manevi uygulamaya başladığında, bunun izlenimi bilinçaltında oluşur. Bu konuyu ayrıntılandıran aşağıdaki makalelere bakınız:

  • Adanmışlık Merkezinin Kurulması.
  • Zikir Saptırma Yöntemiyle Nasıl Çalışır.

Manevi uygulama arttıkça, bu izlenim daha da güçlenir ve saptırma yöntemiyle gereksiz ve istemsiz düşünceler otomatik olarak kısıtlanır. Bu, manevi uygulamayı daha da güçlendirir ve kişi daha sonra Tanrı’nın kendi hayatını gözetip kolladığına dair manevi deneyimler yaşamaya başlar. Böylece kişinin hayatındaki olaylara dair hem endişe hem de ‘yapan olma’ (faillik) hissi orantılı olarak azalmaya başlar. Hayatımızda daha az ‘yapan olma’ hissine sahip olmak, O’na olan hizmetimizi ve fedakarlığımızı yoğunlaştırdıkça Tanrı’nın her şeyi hallettiğini veya hayatımızdaki her şeyi gözettiğini fark etmektir.

Sonuç olarak, daha yüksek manevi seviyelerde, yani %70’in üzerinde, bir kişi düşüncesiz bir duruma doğru ilerler. Bu düşüncesiz durumda bir kişi ‘bu olay gerçekleşsin’ gibi tek bir düşünceye sahip olursa, 100 birimlik enerjinin tamamı o düşünceyi veya kararlılığı ileri doğru iter ve bu nedenle o düşünce gerçeğe dönüşür. Eğer bu düşünce Mutlak Hakikat ile ilgiliyse, kişinin manevi uygulaması boşa gitmez. Rab bizzat o görevi yerine getirir, çünkü bu O’nun görevidir, yani Mutlak Hakikat’in yayılmasıdır.