Giriş
Belirli, izole durumlarda halka açık alanlarda çıplak yıkanma/yüzme eylemi çok eski zamanlardan beri var olmuştur. Zamanla, en kötü çağ olan Kaliyug’da daha da ilerledikçe, halka açık yerlerde, diğer çıplak insanların yanında çıplak denize girmek birçok ülkede yaygınlaştı.
Bu, ‘doğaya geri dönme’, ‘özgürlüğü ifade etme’ ve ‘daha sağlıklı olma’ gibi hareketler olarak başladı ve hatta bir felsefe olarak adlandırıldı.
“Bu natürist felsefenin çeşitli kaynakları vardır ve bunların çoğu 20. yüzyılın başlarındaki Almanya ve İngiltere’deki sağlık ve zindelik felsefelerine kadar izlenebilir; ancak doğaya dönme ve eşitlik yaratma kavramlarının kökleri çok daha derindir. Fikir, Almanya’dan Avrupa’nın geri kalanına, Kuzey Amerika’ya ve ötesine yayıldı ve bir kulüpler ağı gelişti. Alman natürizmi modeli, natürist aile ve rekreasyon sporlarını teşvik etmektir. Hatta Alman Serbest Vücut Kültürü Derneği, Alman Olimpik Spor Federasyonu’nun bir üyesidir. Fransız natürizmi ise büyük tatil kompleksleri temelinde gelişti. Bu da sırasıyla Quebec ve Amerika Birleşik Devletleri’ni etkiledi. Daha sonraki bir gelişme ise, yerel bir tabanı olmayan natürist turistlere hizmet vermek için çıplaklar plajları ve tatil köyleri inşa edilen turist natürizmi oldu. Bu konsept en çok Karayipler’de fark edilir. Bununla birlikte, çoğu natürist aktivite, özellikle Batı ülkelerinde, yerel natürist kulüplerde gerçekleşir.
Alternatif olarak, sosyal çıplaklıkla ilgilenen insanlar, kıyafetsiz plajlara ve diğer türdeki geçici natürist etkinliklere katılabilirler. Bu mekanlarda, katılımcıların genellikle bir natürist kulübe üye olmaları gerekmez.” – Kaynak: Wikipedia
Nisan 2014’te, Almanya’nın Münih kenti çıplak güneşlenmeye yeşil ışık yaktı ve şehirde altı kentsel çıplak bölge uygulamaya kondu. – Kaynak: Daily Mail
Doğru mu, yanlış mı?
İlk bakışta, halka açık alanlarda çıplaklığın önemli bir mesele olmadığı ve bir bireyin istediğini yapma hakkına sahip olduğu düşünülebilir. Bu hem evet hem de hayır. Bizi insan yapan şey, doğru ve yanlış hakkında belirli bir anlayışa sahip olmamızdır. Ayrıca diğer insanlar arasında yaşadığımız için karar verirken başkalarını da göz önünde bulundurmalıyız.
Prensip olarak, hayvanların ve insanların ortak bazı noktaları vardır: yemek, uyumak, korku ve cinsellik gibi. Hayvanlar cinsel ilişkiye halka açık bir şekilde girer. Bizi hayvanlardan ayıran şey, insanların halka açık yerlerde cinsel ilişkiye girmemesidir çünkü bu insanca bir davranış değildir. Eğer bu gerçekleşirse, bu tür bir eyleme girişen insanlar hayvan seviyesine indirgenir. Zaman içinde bu tür davranışlar artmaya devam ederse, toplum bir bütün olarak gerilemeye başlar. Benzer şekilde, çıplak denize girmemeli, güneşlenmemeli, spor yapmamalı veya yemek yememeliyiz.
Hindistan\'dan gelişmiş bir Aziz olan Adi Shankaracharya\'ya (M.S. 8-9. yy) göre, Doğruluk (Dharma), şu 3 görevi yerine getiren şeydir :
- Sosyal sistemi mükemmel bir durumda tutmak.
- Her canlı varlığın dünyevi gelişimini sağlamak.
- Manevi alanda da ilerlemeye yol açmak.
– Shri Adi Shankaracharya
Bir çocuk her zaman ne isterse onu yaparsa, düzgün yetiştirilmiş bir insan olamaz. Keza, eğer hepimiz özgürlük adına istediğimizi yaparsak, bu bizim için iyi değildir ve topluma da zarar vermiş oluruz. İnsanlar olarak, toplumumuzdaki diğer insanların yanında uygun şekilde davranma konusunda bireysel ve kolektif sorumluluğumuz vardır.
Bu anlayış, Tanrı’nın tüm yarattıklarında içsel olan Tanrı’nın Doğruluk Yasası’na dayanmaktadır. Eğer bir kişi bir adada yalnız yaşıyor olsa ve hiç kıyafeti olmasa, elbette çıplak yıkanmak doğal bir şey olurdu. Ancak bu, çıplaklar plajları için geçerli değildir.
Zihin ve egodaki etki
Günümüzde çoğu bireyin zihni o kadar da saf değildir, bu yüzden insanlığın manevi seviyesi de tüm zamanların en düşük seviyesindedir. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak, diğer çıplak insanlar arasında çıplak denize girmek, gösteriş, gurur, rekabet gibi bazı kişilik kusurlarını ve egoyu teşvik edecektir. Çıplaklar arasında cinsel istek zamanla azalır çünkü sürekli çıplak insanlarla birliktedirler. Bu nedenle, cinsel zevk yoluyla elde edilen kısa süreli Saadet (Ānand) kaynaklarından biri kaybolur. Artık yenilik olmadığı için cinsel yetenek de azalır.
Çoğu natürist, çıplak denize girmek nedeniyle vücut farkındalıklarının azaldığını düşünür, ancak aslında tam tersi olur. Maneviyatta, egonun bir biçimi olan beden bilincini azaltmalıyız. Böylece manevi olarak gerilemek yerine manevi ilerleme kaydederiz. Beden zihin tarafından, zihin akıl tarafından ve akıl ego tarafından kontrol edilir. Beden bilinci zihinle ilişkilidir. Dolayısıyla, egonuz da artar. Manevi bir bakış açısıyla bu arzu edilmez
Natüristler arasında hayatın odak noktası çıplaklıktır ve her şey onun etrafında döner. Daha sonra yaşla birlikte, artık o kadar iyi görünmediğimiz için hayal kırıklığı yaşanır ve bunu depresyon takip eder. Ayrıca teşhircilik ve narsisizm unsurları da mevcuttur. Dahası, nudizme karşı bir bağımlılık gelişebilir
Başkaları üzerindeki etki
Tüm aileler çıplaklar plajı kolonilerinde yaşadığında, bu durum çocukların hassas ruh hallerini olumsuz etkileyebilir ve büyüdüklerinde aynı şekilde davranmaya eğilimli olmalarına neden olabilir. Ve son olarak, çıplak bir insan bedeni doğal olarak negatif enerjileri de çeker. Bu nedenle, bir çıplaklar plajının özgürlüğünden zevk alanlar, bilseler de bilmeseler de zamanla negatif enerjilerden daha fazla etkilenebilirler. Bu, çıplak denize giren küçük çocuklar için bile geçerlidir.
New York gibi büyük şehirlerde, insanların çıplak yemek yediği restoranlar gibi başka bir trend de bulunmaktadır.
Manevi etki
Diğer çıplak insanlar arasında çıplak denize girme veya yemek yeme fikrinin kendisi bile, etkilenen kişinin zihnine negatif enerjiler tarafından yerleştirilmiştir. Negatif enerjilerin verdiği düşünceler çok süptildir ve neredeyse her zaman birçok bireyin aklına yatan hoş ve kabul edilebilir bir hikâye veya açıklama şeklinde sunulur. Negatif enerjiler bizi giderek bedenimize, arzularımıza ve içinde yaşadığımız yanıltıcı, geçici dünyaya bağlanmaya ve Tanrı’yı ve manevi ilerlemeyi unutmaya bu şekilde çeker. Böylece negatif enerjiler hedeflerine ulaşır ve biz uzun vadede kaybederiz.
Hangi eylemi yaparsak yapalım, eylem bittikten sonra düşüncesi bilinçaltında kalır ve kişi aynı eylemi tekrarlamaya teşvik edilir.
|
Aktivite |
Etki |
Zihinde kalma süresi (dakika) |
Bilinçaltında kalma süresi |
|---|---|---|---|
|
Çıplak denize girmek ve güneşlenmek, çıplak spor yapmak veya çıplak yemek yemek, bunu yapan kişiye ne kadar negatif enerji çeker? |
%10 |
30 |
1 yıl |
|
Çıplak denize girmek ve güneşlenmek, çıplak spor yapmak veya çıplak yemek yemek, o sırada izleyen veya çevrede bulunan kişilere ne kadar negatif enerji çeker? |
%5 |
10 |
9 ay |
|
Nudizm egoyu ne kadar artırır? |
%2 |
5 |
5 ay |
|
Kişinin çıplakken görünüşünü başkalarınınkilerle karşılaştırması veya ‘merkezde’ bir konumda olması durumunda, nudizm egoyu ne kadar artırır? |
%5 |
5 |
5 ay |
Başkalarının yanında çıplak olmak, bu davranışı sergileyen kişi için her seferinde %3 günaha neden olur.
Yukarıdaki noktayı anlamak için günahların karşılaştırmalı tablosu :
| Günah |
% |
|---|---|
|
Kötü söz kullanmak |
1 |
|
Halka açık yerde öpüşmek |
2 |
|
Başkalarının yanında çıplak olmak |
3 |
|
Halka açık yerde cinsel ilişki |
10 |
|
Birine saldırmak |
13 |
|
Cinayet |
100 |
Hayatımızda önümüze serilen çeşitli seçenekleri gözden geçirirken, en cazip ve en hoş görünen tercihleri ve deneyimleri bile sorgulamalı, ve iç gözlem yapmalıyız. Karar vermeden önce, belirli bir seçeneğin Doğruluk yoluna uygun olup olmadığını kendimize sormalıyız. Başka bir deyişle, bu karar beni Tanrı’ya yaklaştıracak mı yoksa ondan uzaklaştıracak mı? Ne kadar sık Doğru olmayan davranışlarda bulunursak, o kadar mutsuz oluruz. Ve Doğruluğa ne kadar yaklaşırsak, o kadar sık Saadet (en üstün kalıcı mutluluk) içinde oluruz.
Sadece düzenli manevi uygulama yaparak bir aktivitenin veya nesnenin ne kadar cazip olduğuna bakılmaksızın neyin doğru neyin yanlış olduğunu doğal olarak kesin bir şekilde belirleyebilir ve sonuç olarak toplumumuzda daha Saadet dolu bir yaşam sürebiliriz.


